Archive

9 Ocak 2012: Bir ‘Muhteşem sitem’ daha

Kariyerine Kars’taki anıtın ardından Emek’in yıkımını da ekleyecek bir kültür bakanını biz de affetmeyeceğiz, gelecek nesiller de.

Dünkü Milliyet’ten bir haber: Muhteşem sitem! Devamını okuyoruz: Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisi için “Benim ‘Muhteşem Süleyman-Hürrem aşkı üzerine bir hayalim var, onu karartmasınlar’ demiştim. Biraz korktuğuma benzer yere doğru gitti.” Yayına girdiği ilk haftada Bülent Arınç’ın, geçenlerde de Fethullah Gülen’in hışmına uğrayan dizi, bu kez daha yumuşak çizgilerle Günay tarafından eleştirilmiş. Lakin benim derdim diziye yönelik eleştiriler değil; asıl meselem, ünlü siyahi lider Martin Luther King’in “I have a dream” (Bir hayalim var) sözünden yola çıkarak “Benim de bir Kültür Bakanı hayalim vardı, biraz değil, çok çok korktuğum, hatta utandığım yere doğru gitti” demek. Malum Günay eski bir CHP’li. Yani kıyısından köşesinden sola bulaşmış bir kişilik. Yazıp çizmişliği de var. Sonuçta bir ‘kültür adamı’. 2007’den beri de bu ülkenin ‘Kültür Bakanı’. Lakin Günay’ın Kültür Bakanı olduğu bu ülkede heykeller ‘ucube’ diye yıkılıyor, AKM gibi bir binanın geleceği belirsiz, atıl bir biçimde duruyor ve en önemlisi sinemaseverler için bir mabet ve mektep niteliğindeki Emek Sineması, gözü dönmüş kapitalizme yeni bir mönü olarak tarihe karışacağı günleri bekler durumda. Doğrusu ben de Günay’dan, başta sinemacılar olmak üzere tüm sanatçılara sahip çıkan, her türlü aktivitenin içinde yer alan, yeri geldiğinde bir kültür militaristi gibi davranan zamanın Fransız Kültür Bakanı Jack Lang gibi olmasını tabii ki beklemiyorum ama mesela son Emek yürüyüşünde yanımızda olabilirdi diyorum. Peki kendisi ne yapıyor, sürekli “Emek yıkılmayacak” diyerek yüreğimize su serpecek türden açıklamalar yaparken aslında koruma adına sinemayı beşinci kata taşıyacak ‘Yeni bir ucube’nin savunuculuğuna soyunuyor.
Neyse ben onu bunu bilmem. Daha önce de yazmıştım; kariyerine Kars’taki anıtın ardından Emek’in yıkımını da ekleyecek bir kültür bakanını biz de affetmeyeceğiz, gelecek nesiller de (ki İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ‘Sanat-terör teoremi’ne dair ses çıkarmaması ayrı bir ayıp ama oraları çoktan geçtik). Böylesi bir sicille tarihe mal olmak, ‘Muhteşem Yüzyıl’dan beklediğini bulamamaktan daha önemli değil mi?

Endonezya Türkiye olmuş
Endonezya’da terlik çalan 15 yaşındaki bir çocuk beş yıl hapis cezası istemiyle mahkemeye çıkarılacakmış. Bizde de geçmişte baklava çalan çocuklara benzer suçlar reva görülmüştü. “Türkiye Malezya olur mu?” derken Endonezya, Türkiye olmuş haberimiz yok.

‘Samanyolu’ndan al haberi
Oda TV davasının son duruşması yüreği doğruluk, dürüstlük ve demokrasiden yana atanlar ve dahi söz konusu kişilerin arkadaşları için Ahmet’le (Şık) Nedim’in (Şener) tahliye edileceği yönünde bir beklenti doğurdu. Lakin mahkeme tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Ve fakat geceye bu gelişmelerden çok Samanyolu Haber’de, bu kararın mahkemece açıklanmasından 21 dakika önce “Tahliye yok” haberinin yayımlanması damgasını vurdu. Bu durum özellikle Twitter âleminde çokça tartışma konusu oldu. Samanyolu Haber ise meselenin bir ‘İş kazası’ olduğunu, spikerin haberi yanlış okumasından dolayı böyle bir durumun yaşandığını ifade etti. Neyse bu kez ‘Yanlış anons’tan çok ‘Acı bir erken anons’ (tabii ki bizler için) durumu yaşandı ve bu haliyle literatüre girdi olay. Ve yansımaları hayatımızın bir yerlerine çoktan ilişti bile. İki gece önce Samsunspor-Galatasaray maçı oynanıyor. Gazetede maç zamanı en çok müşteri, bizim Spor Servisi’ndeki TV ekranının karşısında birikir. Hoşsohbetimizden mi yoksa ekranın konumundan mı bilemeyeceğim ama o gece de kayda değer bir yoğunluk vardı. Hele ki Samsunspor 2-0 öne geçince bizim ‘reytingler’ patladı. Karadeniz ekibi Sabri’nin asistiyle durumu 2-0’a taşıdığında Kenan (Başaran), gazetenin hasta Galatasaraylılarından Hakkı’ya (Özdal) seslendi: “Oğlum, merak etme Samanyolu Haber’ sonucu vermiş, Cim Bom 4-2 maçı almış.” Müneccimliğin böylesi diyelim, 90 dakika sonunda gülen taraf 4-2’lik skorla Sarı-Kırmızılı konuk ekip oldu.

Kaynak: “Bir ‘Muhteşem sitem’ daha”, Uğur Vardan, Radikal Gazetesi, 9 Ocak 2012

İletişim :

KPY-Kültür Politikaları ve
Yönetimi Araştırma Merkezi

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Santral Kampüsü,
Kazım Karabekir Cd. No: 2/13
E4-217, 34060 , Eyüp
İstanbul

Tel: +90 (0) 212 311 78 01
Fax: +90 (0) 212 311 78 03
E-posta: kpy@bilgi.edu.tr

Araştırma Kütüphanesi
Yıllık

 

GÜNCEL

Yerel Kültür Politikaları El Kitabı çıktı. İngilizcesini sitemizden indirmeniz mümkün.